BOŞ SÖYLEV KAPAK

Yazar: Mario Levrero
Çevirmen: Hande İper

“İnsan belli bir yaşa gelince, eylemlerinin başkahramanı olmaktan çıkar: her şey daha önceki eylemlerinin bir sonucundan ibarettir artık. Ektikleri gizlice büyümüş ve birden onu her yandan saran sık bir ormana dönüşmüştür ve günler münferit bir baltalama ile başlasa bile çok geçmeden orman tarafından boğularak kapanır; ve çok geçmeden insan fark eder ki kaçış sadece bir hayalden ibarettir, orman temizlediğimizden hızlı büyür ve her şey bir yana, kaçış kavramı başlı başına hatalıdır; kaçamayız çünkü kaçmak istemeyiz, ve kaçmak istemeyiz çünkü gidecek bir yerimiz yoktur, orman insanın benliğidir, ve kaçış bir çeşit ölüm ya da düpedüz ölüm demektir.  Ve bir zamanlar, insan görünürde bir çeşit zararsız ölümü tecrübe edebildiyse de, şimdi biliyoruz ki, o ölümler de şimdi içinde olduğumuz ormanın bir zamanlar ektiğimiz tohumlarıdır.”

Pek çok okur ve bir kısım eleştirmen tarafından yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Boş Söylev, zamanını kimliği üzerine cevaplar arayışında, kendi yazınını gözlemleyerek geçiren bir yazarın hikâyesi. Aile krizinin ortasında, evden kaçan karısıyla kavga halinde, özgürlüğe hasret bir köpek ve kutsal konsantrasyonunu bozup duran bir çocukla yazar, yazınının düsturu olarak gördüğü şeye tutunarak ayakta kalır: “ güzel yazı, güzel ben.”

Bu kavisli çizgiler ona yazmanın anlamı, yaratıcı yazının kaygıları ve özellikle yazmanın yaşamla olan büyülü ilişkisi hakkında cevaplar verir.

“Bir başucu kitabı, kült bir eser.” Rodolfo Fogwill

 “Levrero’nun her kitabı bir öncekinden daha iyi.” Damian Tabarovsky, El Pais

“Levrero, Latin Amerika Edebiyatı’nın kabul görmüş geleneksel hâline meydan okuyan bir yazardır. Eğer geleneğimizin bulmacasını tamamlamak istiyorsanız onu okumalısınız.” Granta Magazine 

“Mario Levrero, Latin Amerika edebiyatı için yüzyılın en büyük keşfidir.” Revista Eñe, diario Clarín 

“(…) Onu okumak, bizleri geri dönüşsüzlük kuralını deneyimlemeye çekiyor, okumayı bırakıyoruz ve içimizde bir şeylerin değişmiş olmasından ötürü başka bir gerçeklikle karşılaşıyoruz, görme biçimimiz bundan böyle aynı olmayacak.” Germán Beloso, Arcadia