Angela Olive Stalker 1940’ta doğduğu Eastbourne’dan çocuk yaşta ayrılıp anneannesinin yanına, Yorkshire’a taşındı. Babasının izinden giderek Croydon Advertiser’da gazeteci olarak çalıştı. Bristol Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı okudu.

1976’dan 1978’e kadar Sheffield Üniversite’sinde yaratıcı yazarlık ve 1980’den 1981’e kadar Rhode Island Eyaleti’ndeki Brown Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak yazarlık üzerine dersler verdi. Sonrasında çıktığı ABD ve Avustralya seyahatlerinde geniş kitlelere dersler verdi. Carter, The Magic Toyshop (Büyülü Oyuncakçı Dükkânı) ile John Llewelyn Rhys Ödülü’ne, Several Perceptions ile Somerset Maugham Ödülü’ne, The Bloody Chamber (Kanlı Oda) ile Cheltenham Edebiyat Festivali Ödülü’ne ve Nights At the Circus (Sirk Geceleri) ile James Tait Black Anı Ödülü’ne layık görüldü.

Angela Carter

Hatırı sayılır ölçüde övgü toplayan romanları Shadow Dance (1965), The Magic Toyshop (1967), Heroes and Villains (1972), The Passion of New Eve (1977), Nights at the Circus (1984) ve Wise Children (1991) olarak sayılabilir. Bunların yanı sıra The Bloody Chamber (1979), Fireworks (1984 ) ve Black Venus (1985) isimli üç kısa öykü derlemesi yayımlandı. The Sadeian Women: An Exercise In Cultural History ve Nothing Sacred: Selected Writings olmak üzere kurgu dışı iki kitabı daha olan yazar, Charles Perrault’nun peri masallarını çevirmiş ve bununla birlikte Wayward Girls and Wicked Women: An Anthology of Subversive Stories (1986) başlığı altında halk masalları derlemiştir. A Company of Wolves için kısa öykülerinden birinden uyarladığı senaryoyu yazmıştır. Çocuklar için yazdığı Sea Cat and Dragon King isimli öyküsü ölümünden sonra, 2000 yılında, Bloomsbury tarafından yayımlandı. Carter’ın eserleri, Burning Your Boats (1995) (kısa öyküler), The Curious room (1996) (oyunlar) ve Shaking a Leg (1997) (gazete yazıları) isimleriyle üç ciltlik bir derlemede toplanmıştır.

Carter son günlerinde, Charlotte Brönte’in Jane Eyre’nin devamı niteliğinde bir kitap yazmaya girişmişti. Jane’in üvey kızı Adele Varens’in yetişkin hayatını konu alması planlanan kitaptan geriye ancak bir özeti kaldı.

Nights at the Circus romanı 1984’te James Tait Black Anı Ödülü’nü kazandı.

Angela Carter, 1992’de, 52 yaşında ilerleyen akciğer kanseri sebebiyle Londra’daki evinde hayata gözlerini yumdu. The Observer’da yayımlanan vefat ilanı şöyleydi: “Carter dar görüşlünün tam tersiydi. Onun için sınır yoktu; her şeyi öğrenmek, herkesi tanımak ve her yeri, her kelimeyi bilmek istedi. Hayatın ve dilin tadına çıkardı ve çeşitlilikten daima mutluluk duydu.”

The Bloody Chamber benim için çok önemli bir kitap. Angela Carter benim için hâlâ ‘Şu peri masallarını, çocuk raflarının arkalarında duran şu şeyleri görüyorsun değil mi? Aslında onların her biri mermi dolu bir silah, bir bomba. Dikkatli ol: Doğru şekilde kullanırsan patlar,’ diyen biri. Ve hepimiz ‘Tanrım,’ dedik, ‘o haklı.’ Bunlarla ortalığı havaya uçurabilirsin!’” -Neil Gaiman, The Daily Telegraph

“Carter, özellikle Kanlı Oda’da göze çarpan yeteneğiyle birçok özelliğinin yanı sıra alışılmadık, özgün ve görkemli bir üslupçu; kararında sözcük seçimi, nefis sıfatları, nükteli aforizmaları ve hepsinin üzerinde samimi bir basitliğin karışımından oluşan bir söz dağarcığına sahip.” Margaret Atwood, The Observer

“Carter, titiz duyarlılıklarla örülü sanat yapıtlarına uygun düşen bir üslupla yazıyor … hayaller, mitler, peri masalları, başkalaşımlar, zapt edilemez bilinçaltı, epik yolculuklar ve cinselliğin en keyifli ve en karanlık tezahürleriyle dolu, duyusal bir kutlama.” Ian McEwan

“Muhteşem bir ustalıkla yazılmış bir kitap; ironik, ussal, zekice … cüretkar, kıvrak dili ve şatafatlı, ve çoğunlukla kanlı tasvirleriyle diğerlerinden ayrılıyor. “ Joyce Carol Oates, The New York Times Book Review

“İngiliz Edebiyatı Angela Carter’ın ölümüyle en yüce büyücüsünü kaybetti, yüce gönüllü cadı-kraliçesini, tuhaf zarafetin ve dehanın burlesk sanatçısını.” Salman Rushdie